Etiketler

presentation_zen6

SLAYTLARLA İLGİLİ EN ÖNEMLİ 10 İPUCU

1. Sade tutun.
Powerpoint slaytları yatay konumda sunulur. Yazılım, sunucuyu destekleyecek ve sunumu kolaylaştıracak şekilde tasarlanmıştır. Slaytların kendisinin, hiç bir zaman showun yıldızı olması hedeflenmedi. İnsanlar, sizi dinlemeye ve izlemeye gelmektedir. Sunumunuzun slaytlar üzerindeki gereksiz kalabalık nedeniyle gölgede kalmasına izin vermeyin. Slaytlarınızda bol miktarda boş alan bulunmalıdır. Boş kalan kısımları, logonuz ya da öğrenmeye katkısı olmayan grafik veya yazılarla doldurmayın. Slaytınız üzerinde ne kadar az karmaşa olursa, görsel desteği o kadar güçlü olacaktır.

learn_to_surf_header copy

 

 

 

 

 

 

 

 

2. Madde imlerini ve yazıları sınırlayın.
Prezantasyonunuz hedef kitlenize bir şeyler ifade etmeli ve onlara birşeyler katmalıdır. Ancak, onları madde imlerini birbiri ardına sıralayarak sıkmanızın hiç bir faydası olmaz. Bu da bizi, metin hazırlama konusuna getiriyor. En iyi prezantasyonlarda bazen hiç bir yazı olmaz. Şu andaki slayt hazırlama alışkanlıklarımızı düşündüğünüzde, bu size delilik gibi gelebilir ama doğru hazırlanmış slaytlar, anlatan bir kişinin (sizin) yokluğunda hiç bir şey ifade etmemelidir. Unutmayın, doğru slaytlar, anlatanı destekler, onu gereksiz konuma taşımaz.

Bazı kişilerden şunu duyabilirsiniz: “Sunumunuzu kaçırdığım için üzgünüm. Çok iyi olduğunu duydum. Rica etsem power-point slaytlarını göndermeniz mümkün müdür?” İyi hazırlanmış power-point slaytları, sizin anlatımınız olmadan fazla bir anlam taşımayacaktır. Bunun yerine, sunumunuzda anlattıklarınızı özetlediğiniz ve önemli noktaların altını çizdiğiniz yazılı bir dokuman hazırlamanız daha uygun olabilir. Sunumunuzun sonunda, böyle bir dokümanın dağıtılmasını baştan organize ederseniz, power-point slaytlarınıza, anlatmanız gerekenleri sıkıştırmanız gerekmez.

Slide_2

Bunun gibi, yazı yoğun olan ve insanın uykusunu getiren slaytlar kullanmayın.

 

 

 

bad_sample

Bu slayt, sık karşılaşılan bir tasarıma sahip ama, buna görsel destek dememiz mümkün değil, onun yerine” okuma panosu” diyebiliriz.

 

 

Slide_G copy

Bu sadelikte birşey hazırlamaya gayret edin…

 

 

 

72percent

Hatta bu, daha da iyi… Zaten siz, ne anlama geldiğini söylemek için orada değil misiniz?

 

 

 

3. Slayt geçişlerini ve animasyonları sınırlayın.
Slayt geçişlerini ve animasyonları son derece dikkatlice kullanın. Bazıları sunuma bir hareket katsa da, çoğu sıkıcı ve fazlasıyla yavaşlatıcı, daha da kötüsü seyircinin dikkatini dağıtıcı özelliktedir. Bir sunum boyunca, iki ya da üç farklı geçiş tipinden fazlasını kullanmayın ve asla her slaytın arasına geçiş efekti eklemeyin.

4. Yüksek kaliteli grafikler ve resimler kullanın.
Fotoğtaflar da dahil olmak üzere, her zaman yüksek kaliteli grafikleri kullanın. İsterseniz kendi dijital fotoğrafınızı kendiniz çekebilir, isterseniz de internette satılan stok fotoğraflardan satın alabilirsiniz. Asla küçük ve düşük çözünürlüğe sahip bir fotoğrafı çekiştirerek büyütmeye çalışmayın, bunu yapmanız görüntünün kalitesini iyice düşürecektir.

Power-point clipart ya da çizgi film karakterlerinden uzak durmanızı öneririm. Zaten power-point yazılımında bunlar varsa, hedef kitleniz daha önce milyon kez görmüş demektir. Bunlar belki 1993’de ilgi çekici geliyorlardı ama günümüzde, sunucunun profesyonelliğini zedelemektedir. Her zaman istisnalar olabilir ama çok dikkatli kullanmanızı öneririm.

brandyoupptBunun gibi düşük kaliteli, ucuz görünümlü clipartlardan uzak durun.

 

 

 

brandyouvaluesBu fotoğraf çok daha profesyonel ve etkili olacaktır.

 

 

 

Yazar, “İnsan fotoğrafları, izleyicilerin anlatımla daha duygusal bir seviyede bağlantı kurmalarını sağladığı için, sunumlarımda sık sık kullanırım. Fotoğraf, sunumda ikincil öneme sahipse, opaklığını düşürür, biraz Gauss bulanıklığı ekler ya da Photoshop’ta hareket filtresi uygularım. Ancak fotoğraf, izleyicilerin dikkat etmesini istediğim ana nokta ise – bir ürün fotoğrafı gibi – fotoğrafı ön plana çıkararak ya hiç yazı koymam, ya da çok az koyarım.” diyor.

kensakamototitleBu slaytta, imaj birincil önemdedir.

 

 

 

 

kensakamotobullets

Aynı sunumun bir başka slaytında, imaj ikincil önemdedir ve photoshopla arkaya itilmiştir.

 

 

 

5. Görsel bir temanız olsun ama hazır Power-point şablonlarını kullanmayın.
Sunumunuz boyunca kullanmanız gereken bir görsel tema olmalıdır ama powerpoint hazır şablonları, hem dinleyici kitleniz tarafından pek çok kez görülmüştür hem de o kadar başarılı değillerdir. Dinleyicileriniz, özel bir sunum ve yeni bir içerik bekleyişi içindedirler, aksi halde neden sizi dinlemeye zahmet etsinler? Bu nedenle, önceden paketlendiği belli olan hazır şablonlu bir prezantasyondan kaçınmanız gerekir.
Kendi ihtiyaçlarınıza uygun şablonları kendiniz hazırlayabilir ve bunu kaydederek (.pot), gelecek kullanımlarınızda standart şablonlarınız arasında yer almasını sağlayabilirsiniz. Ya da profesyonel şablonları internet üstünden satın alabilirsiniz. (Örneğin: http://www.powerpointtemplatespro.com)

6. Uygun tablo ve grafikler kullanın.
Her zaman kendinize, “Ne kadar detaya ihtiyacım var? diye sorun. Sunucuların çoğu, slaytlardaki grafiklere, çok fazla veri yerleştirme hatasına düşerler. Verilerinizi, grafik formatında sunmanın farklı yolları vardır:

pie

Dilim Grafikler: Yüzdeleri göstermek için kullanılır. Dilim sayısını 4-6 arasında sınırlayın ve önemli dilimi ya renkle ya da dışarı çekerek vurgulayın. 

 

 

bar

Dikey Çubuk Grafikleri : Zaman içindeki miktarsal değişimi göstermek için kullanılır. Çubuk sayısını 4-8 arası sınırlı tutmanız en iyisidir.

 

 

barH

Yatay Çubuk Grafikleri: Miktarları kıyaslamak için kullanılır. Örneğin, şirketin dört farklı bölgesindeki satış miktarının karşılaştırılması…  

 

 

 

looksgood

Doğru Grafikleri: Eğilimleri göstermek için kullanılır. Bu örnekte satışların her yıl yaptığı artışı göstermek için kullanılmıştır. Eğilimin iyi yönde olduğunu anlıyoruz. Kalın ok skoru göstermektedir, yani gelecek parlak görünmektedir.

 

 

7. Rengi doğru kullanın.
Renkler duyguları harekete geçirirler. Doğru renk, ikna etmeye ve motive etmeye destek olabilir. Araştırmalar, doğru renk kullanımının, mesajın alınma hızını ve kalıcılığını arttırdığını söylemektedir.

Renk teorisi üzerinde uzman olmanız gerekmese de, bir profesyonel olarak renkleri bir parça da olsa, tanımanız önemlidir. Renkler iki ana kategoriye ayrılırlar: Soğuk renkler (mavi ve yeşil gibi) ve Sıcak renkler (kırmızı ve turuncu gibi)… Soğuk renkler, genelde fon olarak kullanılırken, sıcak renkler ise daha ön planda ve yazılarda kullanılır.

Karanlık bir odada sunum yapacaksanız, arka planın koyu olup, yazıların açık renk olması gerekecektir. Ancak aydınlık bir odada sunum yapacaksanız (ki şiddetle tavsiye ediyorum), o zaman arka planı beyaz, ya da ona yakın açık tonlarda, yazıların ise siyah ya da koyu tonlarda olması gerekir.

Renklerle ilgili ayrıntılı bilgiyi yandaki linkte bulabilirsiniz; “learn more about color.

8. Fontlarınızı doğru seçin.
Sunumunuzda kullandığınız fontlar da, izleyicilere ince mesajlar verecektir, o nedenle fontlarınızı dikkatle seçmeniz gerekir. Aynı fontu sunumunuz boyunca kullanmanızı ve ikiden fazla tamamlayıcı fontu (ör: Arial ve Arial Bold) dahil etmemenizi öneririm.

Bir Serif Font (Ör: Times New Roman) ve bir Sans Serif Font (Ör: Arial veya Helvetica) arasındaki farkı bildiğinizden emin olun.

Serif Fontlar, yazıyla dolu dökümanlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır. O nedenle, küçük puntolarda ve metinlerde kullanımı uygundur ancak, sunumlarda projeksiyonların düşük çözünürlükleri nedeniyle, okunamama riskleri vardır.

O nedenle, powerpoint prezantasyonlarda Sans Serif Fontları tavsiye ediyoruz. Ben genelde Gill Sans kullanarak Serif ile Sans Serif arası bir yerde olmayı tercih ediyorum. Bu fontu hem yeteri kadar profesyonel, hem de sıcak ve iletişimi güçlü buluyorum. Hangi fontu seçerseniz seçin, odanın en arkasından okunabildiğinden emin olun.

Sanserif serif

 

 

 

 

 

9. Video ya da Audio kullanın.
TVUygun gördüğünüz yerlerde video ya da audio kullanın. Somut örnekleri gösteren video klipler, aktif öğrenim deneyimini arttırır. Power-point uygulamasından çıkmadan da video klipleri izletebilirsiniz. Audio klip olarak ta, örneğin yaptığınız mülakatları dinletebilirsiniz. Ancak, ne olursa olsun, kaçınmanız gereken şey, Power-point’te yer alan düşük kalite ses efektleridir. Geçişler için tasarlanmış olan, borazan sesleri ya da alkışlar gibi…

10. Slayt sıralayıcısı için zaman harcayın.

Multimedya öğreniminin segmentasyon teorisine göre, bilgi küçük parçalara bölündüğünde, insanlar daha iyi öğrenmektedir. O nedenle, slayt sıralayıcısına girerek, sunumunuzun mantıksal akışını kontrol edin. Bu kontrolde, bazen bir slaytı iki ya da üç slayta bölerek, bilginin daha rahat akmasını sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde, kendinizi dinleyecilerinizin yerine koyarak, gereksiz resim ve yazıları da silmek isteyebilirsiniz.

SUNUMLARLA İLGİLİ EN ÖNEMLİ 10 İPUCU

1. Tutkunuzu gösterin.
Size verecek tek bir ipucum olsaydı bu, anlattığınız konu ile ilgili tutkulu olun ve içinizdeki coşkunun dışarı vurmasına izin verin olurdu. Evet, sağlam bir içeriğe ve profesyonelce hazırlanmış bir görselliğe ihtiyacınız var ama, anlattıklarınıza derin bir inancınız yoksa, bunlar işe yaramayacaktır. Sıradan sunucuları en iyilerinden ayıran şey, izleyicileriyle heyecanlı ve dürüst bir şekilde bağlantı kurup kuramamalarında yatar. Kendinizi geri çekmeyin. Samimi olun ve bırakın içinizdeki tutku dışarı çıksın.

2. Güçlü bir başlangıç yapın.
Daha önce duymuşsunuzdur: ilk başlangıçlar çok önemlidir. Buna inanın… Sunumunuzun ilk 2-3 dakikası en önemli kısmıdır. İzleyicileriniz, sizi sevmek ister ve başlangıçta bütün dikkatleriyle, size onların dikkatini koruyabilme şansını tanırlar. Bu fırsatı kaçırmayın. Bir çok sunucu, kendileri hakkında gereksiz detaydaki bilgileri vererek bu aşamada başarısızlığa uğrarlar.

3. Kısa tutun.
stopwatchİnsanoğlu, söz konusu oturduğu yerde birini dinlemek olduğunda, çok kısa bir konsantrasyon süresine sahiptir. Dinleyicilerin dikkati, bir en başta yüksektedir, bir de siz kapanışta “Sonuç olarak….” dediğinizde. Bugünün meşgul ve yorgun bilgi işçileri için durum budur. 30 dakikanız varsa, 25 dakikada bitirin. İzleyicilerin sizi daha fazla
dinlemek istemeleri, yeterinden fazla dinlediklerini düşünmelerinden iyidir. Profesyonel sunucular bu gerçeğin farkındadırlar.
4. Kürsüden uzaklaşın.
Kürsüden uzaklaşarak, izleyicilere yakın durun. Kürsü, siz ve izleyicileriniz arasında bir engeldir. Sizin hedefiniz ise dinleyicilerle bağ kurmaktır. Aranızdaki fiziksel engelleri kaldırarak, bu bağı kurma şansınızı arttırmalısınız.

5. Uzaktan kumanda aleti kullanın.
keyspanKürsüden uzaklaşabilmek ve rahat hareket etmek için, uzaktan kumanda aletini kullanma alışkanlığını geliştirin.

 
6. “B” tuşunu kullanın.
b_keySunum esnasında, fondaki slaytla bağlantısı olmayan bir şeyler anlatacaksınız, “B” tuşuna basarak ekranı karartın. Bu durumda, bütün ilgi sizin üzerinizde olacaktır. Slayt geçişinize geri dönmek istediğinizde, “B” tuşuna tekrar basmak suretiyle ekranı geri getirebilirsiniz.

 
7. Doğru göz teması kurun.
İzleyicilerinizi gözünüzle taramak yerine, bireylerle tek tek göz teması kurmaya çalışın. Bilgisayarı siz kontrol ettiğiniz için, dönüp arkanıza bakmanız da gerekmez. Perdeye değil, bilgisayar ekranına kısa bir göz attıktan sonra, konuşmanıza devam edebilirsiniz. Sırtınızı kısa bir süre dahi olsa dinleyicilere dönmeniz, izleyici kitlenizle aranızdaki bağlantının kopmasına neden olacağı için, bunu asla yapmayın.

8. Işıkları açık tutun.
Genel eğilim, tüm ışıkları kapatarak ekranın daha iyi görünmesini sağlamaktır. Siz, ekranın değil, kendinizin görünmesini istiyor olmalısınız. Ayrıca, ışıkları kapalı bir ortam, herkesin uykusunu getirir. Onun yerine ışıkları açık tutun, günümüzün projektörleri, ışıklar açıkken dahi ekranı gösterecek kadar güçlü bir aydınlatmaya sahiptir.

9. Küçük gruplarda TV kullanın.
tv (1)Küçük gruplara sunum yaparken, bilgisayarınızı geniş bir TV ekranına bağlayarak sunum yapın. Işıkları açık tutun ama, sunumda kullandığınız puntonun okunabilecek kadar büyük olmasına özen gösterin.

 

10. Her zaman nazik, güleryüzlü ve profesyonel olun
İzleyicileriniz soru sorduklarında ya da yorum yaptıklarında, onlara katkılarından ötürü, nazikçe teşekkür etmelisiniz. Zorluk çıkaran biri olsa dahi, siz profesyonelliğinizden ödün vermemelisiniz. Gerçek bir profesyonel, her zaman soğukkanlı ve nazik kalabilendir. Söz konusu olanın, sizin itibarınız olduğunu unutmayın ve en zor dinleyici kitlesi karşısında bile, güleryüzünüzü muhafaza edin.

Reklamlar